|

Aile Sergisi
Nedir...
Aile Sergisi” adı verilen yöntem, hem
psikolojik hem de enerjetik bir çalışma yöntemidir. Günümüzden 20 yıl
kadar önce Alman Psikolog Bert Hellinger tarafından ortaya konmuştur.
Psikanaliz, psikodrama ve başkaca
psikolojik teknikleri kullanarak insanlara yardımcı olmaya çalışan
Hellinger misyoner olarak Afrika’ya gitmiş ve uzunca bir süre yerli
halkla iç içe yaşamıştır.
Orada bulunduğu dönemde yerlilerin
kullandığı bir tür enerjetik terapi tekniğinin ne denli güçlü olduğunu
ayrımsadıktan sonra, elde ettiği bilgileri kendi bilimsel metotlarına
eklemiş ve bugün kullanılan “Aile Sergisi” adını verdiği yöntemi
geliştirmiştir.
Aile Sergisi yöntemi bugün dünyanın pek
çok ülkesinde başarı ile uygulanmakta ve olumlu sonuçları
deneyimlenmektedir.
Halise Baydar’ın da bağımsız terapist
olarak bugüne kadar Berlin’de yaptığı Aile Sergisi çalışmalarının sayısı
800’ün üzerindedir.
Günümüzün en sık rastlanılan ve çözümü en
zor görünen sorunlarından biri kişinin kendisini bütünden kopuk ve ayrı,
yalnız olduğu duygusudur. Bu duygu ailemiz, soyumuz ve hatta ülkemiz
kaynaklı olabilir. Ebeveynlerimizden, başka bir aile üyemizden veya
kendi milletimizden ayrı hissedebiliriz. Bu ayrılık duygusu oldukça acı
vericidir ve hayattan aldığımız zevki, iç huzurumuzu ve gönül
hoşluğumuzu bozabilir. Bu acı dolu boşluğu çok değişik yollarda
doldurmaya ve kapatmaya çalışırız, kimi zaman alkol, sigara vb.
zararlılar, kimi zaman da müzik dinlemek, yabancı dil öğrenmek, seyahat
etmek tercihimiz olabilir. Ancak tüm bu uğraşların etkisi geçici
olacaktır. Her seferinde dönüp dolaşıp aynı acıyı tekrarlayacak
olaylarla karşılaşır, her seferinde aynı acıyı daha fazla hissedecek
şekilde yaşarız. Ve sonuç da hep aynı şeyi hissederiz: mutsuz ve hüsrana
uğramış.
Aile Sergisi’nin yardımı ile hayatınızda
sizden daha büyük bir şeyin sizi sarıp sarmaladığını deneyimlemeyi
öğreneceksiniz. Ancak bunu hissedebilmek için öncelikle nerede
durduğunuzun farkında olmalısınız. Öncelikle ait olduğunuz ailenizin bir
kızı ya da oğlu olmakta rahat olmalısınız. Kendinizi bir oğul ya da kız
olmakta rahat hissettiğiniz anda sonraki adıma geçebilirsiniz. Kendinizi
ülkenizin bir parçası olarak hissettiğinizde tüm insanlığın içinden akan
özü anlamaya başlayacaksınız.
TEMEL TEORİ
Yaşamımızda önemli yer tutan ailemiz
aslında ruhsal oluşumumuzda birinci derecede önemli ve etkili bir yere
sahiptir. Bu etki yalnızca yetiştirilme biçimimizden kaynaklanmaz.
Genlerimiz yoluyla ailemizin olumlu ve olumsuz pek çok özelliğini
doğumumuzdan başlayarak bir ömür boyu kendi kişiliğimizle birlikte
taşırız.
Ailemizden miras aldığımız etkiler sadece
fiziksel değildir. Ruhsal ve zihinsel yapımız ve potansiyelimiz de bu
genlerle şekillenir. Aile yaşayan organik bir bütündür . Hayatta
olmasalar bile tüm gelmiş geçmiş bireyleri “Aile” olarak adlandırdığımız
bu enerji alanının değişmez bir parçasıdırlar. Aile Sergisi çalışmasında
görülmesi gereken daha büyük bir bütünü oluşturan bu bireylerden sadece
bir kişinin bile hazır olması terapistin çalışması için yeterlidir.
Aile sistemi, ancak her aile üyesi
konumları ve hak ettikleri yer kendilerine verildiği zaman, uyumlu
olarak fonksiyonunu sürdürür. Mükemmel uyum ancak tüm aile üyelerinin,
kendilerinden daha büyük bir bütünün parçası olduklarını bilmeleri,
onurlandırmaları ve takdir etmeleri ile mümkün olur.
Bert Hellinger, ailenin coğrafi konumu
neresi olursa olsun, belirli kuralların ve düzenin bir aileyi
yönettiğini bulmuştur. Bu düzen size ne kadar geçerliliğini yitirmiş,
demode görünürse görünsün, ana temayı daha iyi anlamanıza yardımcı
olacaktır.
Aile Sergisi’nin yardımı ile hayatınızda
sizden daha büyük bir şeyin sizi sarıp sarmaladığını deneyimlemeyi
öğreneceksiniz. Ancak bunu hissedebilmek için öncelikle nerede
durduğunuzun farkında olmalısınız. Öncelikle ait olduğunuz ailenizin bir
kızı ya da oğlu olmakta rahat olmalısınız. Kendinizi bir oğul ya da kız
olmakta rahat hissettiğiniz anda sonraki adıma geçebilirsiniz. Kendinizi
ülkenizin bir parçası olarak hissettiğinizde tüm insanlığın içinden akan
özü anlamaya başlayacaksınız.
UYGULAMA
Aile Sergisi çalışması kalabalık bir
katılımı gerektirmektedir. Aile Sergisi çalışmasını yaptıran kişi
(danışan) terapist ve diğer katılımcıların (temsilciler) vasıtasıyla
çalışmaya pasif olarak katılır.
Öncelikle danışan terapiste sorunundan
bahseder. Sorun aile içindeki ilişkilerden başlayıp intihar, kazalar,
kavgalar, veya ciddi hastalıklara kadar uzanabilir. Daha sonra terapist
danışandan aile geçmişi hakkında biraz bilgi vermesini ister ve
danışanın ailesinin kaç bireyden oluştuğunu tespit eder. Sonraki adımda
oturuma katılan izleyicilerden aile bireyleri için birer temsilci
seçmesini ister.
Seçilen temsilciler danışanın ailesi
hakkındaki kendi görüşüne göre odanın ortasında konumlandırılırlar. Kim
nereye bakıp nasıl duracak, odanın içinde nasıl yer alacak tamamen
danışanın içsel görüsüne göre kendisi tarafından belirlenir.
Konumlandırma tamamlandığında danışan rahatla takip edebileceği şekilde
bir kenara oturarak aile sergisini izlemeye başlar.
Bütün dünyada yüzbinlerce aile sergisi
çalışmasında görüldüğü gibi, temsilciler rolüne girdikleri kişinin duygu
ve düşüncelerini hissetmeye, hatta fiziksel özelliklerini göstermeye
başlamaktadırlar. Bütün bunlar temsil ettikleri kişi hakkında hiçbir
tanışıklığa ve bilgiye sahip olmadan gerçekleşmektedir. Bilimsel olarak
bunun nasıl olduğu konusunda somut hiçbir bilgimiz olmamakla birlikte
konuya ilişkin araştırmalar sürmektedir.
Daha sonra terapist her temsilciye
bulundukları konuda nasıl hissettiklerini sormaktadır. Temsilcilerin
verdikleri bilgiye ve kendi hissettiklerine ve sezgilerine bağlı olarak
terapist temsilcilerin konumlarını değiştirerek veya aralarındaki
etkileşimi değiştirecek diyaloglar kurmalarını sağlar ve katılan herkes
için uyumlu bir sonuç elde etmeye çalışır.
Genellikle Aile Sergisi çalışmasının
sonuçları yalnızca danışan kişi tarafından değil, çalışma sırasında
mevcut olmayan aile bireyleri tarafından da hissedilir. Bunun böyle
olduğu konusunda tekrar tekrar aynı sonuç alınmaktadır.
Bununla birlikte terapinin nasıl
sonuçlanacağı konusunda kesin bir garanti yoktur. Gözlemlerimize göre
değişim için en temel katkı danışan kişinin açıklığı ve samimiyetidir.
Değişimin içtenlikle talep edilmesi çalışmanın yarı yarıya tamamlanması
demektir. Kalan yarısı Aile Sergisi yoluyla düzenlenecektir. Yinede
danışanın kendi üzerine düşeni yapması ve çaba sarfetmesi gerekmektedir.
Aile Sergisi mucizevi bir hap değildir ve danışanın ayrıca danışmanlık
veya profesyonel yardım alması gerekebilir.

Halise Baydar bu yöntemi talep
edildiğinde özel olarak birebir olarak da uygulamaktadır.
|